Referanslarımız Şirketimiz Şube ve Temsilciliklerimiz fiyat.asp iletisim.asp
DEPREM BÖLÜMÜ
Son Depremler   11.10.2008 , -AKDENIZ , 23:45:00.02 (GMT) , Md=3.6 , Ml= --            11.10.2008 , G￿BA￿-ADIYAMAN , 23:43:06.43 (GMT) , Md=2.4 , Ml= --            11.10.2008 , Y￿E￿R-ADANA , 22:48:43.29 (GMT) , Md=3.0 , Ml= --            
Toplam Ziyaret 168602
Aktif Ziyaretçi: 19
 

AİGM Sismoloji Şube Müdürlüğü Son depremler için Tıklayın

Kandili Rasathanesi Deprem Araştırma Merkezi
Sismik Bölgelerde Asansör Emniyeti
(Dr. Ferhat ÇELİK)
     

17 AĞUSTOS DEPREMİ; ÖNCESİ VE SONRASI

Ülkemiz yıkıcı depremler bakımından dünyanın birinci ülkesidir. Yerbilimciler ve özellikle jeofizik mühendislerinin bilimsel yayınlarda, konferans, panel ve benzeri etkinliklerde yaptıkları uyarılar yeterince dikkate alınmamıştır. Birkaç örnek;

"..... Mevcut bilgileri niteliksel bir yaklaşımla yorumladığımızda Marmara Bölgesi'nin etkin ve şu anda etkin görünmeyen deprem kaynak bölgeleri barındığını ve bu potansiyel alanların İstanbul metropolü dahil olmak üzere Marmara Bölgesi'ndeki diğer yerleşim alanlarını da tehdit etmekte olduğuna işaret edebiliriz. İstatistiksel değerlendirmeler incelendiğinde, Marmara Bölgesi'nin ortalama bir insan ömrü içinde büyük depremlerle karşılaşma olasılığı oldukça yüksek olarak bulunmaktadır."

"Türkiye bir deprem ülkesidir. Hızlı kentleşmenin sonucu olarak artık oluşan depremler büyük kentleri etkiler hale gelmiştir. Erzincan 1992, Dinar 1995 ve Adana Ceyhan 1998 depremleri buna örnektir. Potansiyel tehlike altında metropoliten nitelikteki kentlerimiz arasında İstanbul, İzmir, Bursa, Kocaeli, Balıkesir, Denizli sayılabilir....."

"..... ve en son bir örnek, 19.03.1999 Kocaeli depreme hazır mı? Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul ve Kocaeli Şubeleri ve Kocaeli Yüksek Öğrenim Derneği ile birlikte düzenlenen ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Sefa Sirmen ve birçok yetkilinin de katıldığı panel 17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi'nden 5 ay önce yapıldı." Örnekleri çoğaltmak mümkün...

17 Ağustos 1999 saat 03.02 bütün Marmara ve Türkiye'nin önemli bir kısmı şiddetli bir depremle sallandı. Sonuç çok acı, yirmi bin dolayında yurttaşımız hayatını kaybetti, ikiyüzellibin dolayında konut yıkıldı ya da ağır hasar gördü.

Deprem çok büyüktü, iletişim yoktu, felaketin boyutları medyada ilk görüntülerin verilmeye başlamasıyla anlaşıldı. İlk müdahaleyi yapması gereken Afet Kurulu ve Kriz Masası görevlileri Adapazarı, Gölcük, Değirmendere, Yalova, Çınarcık gibi depremden hasar gören bölgelerde depremzede durumundaydı. Bu nedenle koordinasyon sağlanması çok güçtü. Kurtarma görevini yapacak olan güçler kendi yaralarını sarmaktaydı. Bütün bunlara rağmen üç gün içinde su verilmeye, on gün içinde kontrollü elektrik verilmeye başlandı. Yurt dışından çok yoğun kurtarma ekipleri ve yardım gelmeye başladı, halk büyük bir dayanışma örneği gösterdi. Sivil toplum örgütleriyle devletin kurumları arasında işbirliği başladı.

17 Ağustos 1999 Gölcük Depreminden sonra orta büyüklüğe ulaşan artçılarla devam eden depremler ve halkın yapılara olan güvensizliği dolayısıyla büyük bir psikolojik çöküntü yaşanmış ve 12 Kasım Düzce Depremi de olunca korku paniğe dönüşmüştür.

Deprem bölgelerinde kış koşullarının ağırlaştığı sorunlar hala devam etmektedir. İstanbul ve Marmara Bölgesi'nin nerede ve ne büyüklükte olacağı kesin olarak bilinmeyen olası yıkıcı bir depreme hazırlanması zorunludur. Bunun için toplumun her kesiminin işbirliğine ihtiyaç vardır.

Halkın cevabını beklediği ve bilim adamlarının araştırdığı bir soru var. Marmara Bölgesi'nde yıkıcı bir deprem olacak mı? Son gelişmeler ve Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeği de göz önüne alındığında yanıt; Depremler devam edecektir.


MARMARA'DA DEPREM DALGALARI, TSUNAMİ

Aşağıdaki bilgilerin kaynağı; Prof.Dr.Yıldız ALTINOK
( İst.Ünv.Mühendislik Fakültesi,Jeofizik Mühendisliği Bölümü
)

Bir deprem ülkesi olan Türkiye, büyük ve yıkıcı depremlerin sonuncuları olan 17 Ağustos 1999 Kocaeli (Mw= 7.4 ) ve 12 Kasım 1999 Düzce (Mw = 7.2 ) depremleri ile felaketi çeşitli boyutlarıyla yaşamıştır. Kuzey Anadolu Fay Zonunda oluşan bu iki büyük deprem Marmara Denizi'nin depremselliğini güncel duruma getirmiştir. Marmara'da büyük bir deprem olursa neler olabilir sorusu beraberinde Marmara tsunami olur mu sorusunu da getirmektedir.

Depremler nedeniyle oluşan tsunamiler, büyüklükleri M>6.0 olan sığ odaklı (h = 60km) ve genellikle eğim atımlı faylanmalar nedeniyle oluşmaktadır. Bazı doğrultu atımlı faylanmalarla da oluşan tsunami örnekleri vardır (Murty, 1977). Deniz dibi deformasyonu sonucu suya geçen enerji açık denizde gravite etkisiyle su derinliğine bağlı olarak ilerleyecek, kıyıya yaklaştığında su derinliği azalacağından dalgalar kırılarak ve üst üste binerek bir su duvarı biçiminde kıyıya ulaşacaktır. Tsunami yaratan deprem "tsunamigenic " olarak adlandırılır.

Marmara Denizi'nde tsunami üretebilecek koşullardaki her deprem tsunami yaratabilir. Tsunami olursa kıyılardaki etkisi ne olur ? Bu sorunun en iyi yanıtı modelleme çalışması ile verilebilir. Ancak, 1509 İstanbul Depremi ile oluşan tsunaminin İstanbul surlarını aştığı ve dalganın tırmanma yüksekliğinin 6 m ye ulaştığı bilinmektedir ( Öztin and Bayülke, 1991).

Marmara Denizi'nde oluşan başka tsunamiler var mıdır ? Tarihsel verilere göre Marmara'da etkili olmuş tsunamilerin varlığı bilinmektedir ( Soysal, 1985, Kuran and Yalçıner, 1993, Altınok ve Ersoy, 1996-1997). Türkiye gibi 8000 km nin üzerinde kıyı uzunluğuna sahip bir deprem ülkesinde 3000 yılı aşkın gözlem süresinde 90 ın üzerinde tsunaminin olduğu belirlenmiştir. Bu tsunamilerin 1/3 ünün Marmara Denizi'nde yer aldığı ve İzmit Körfezi, İstanbul kıyıları, Gemlik Körfezi, Kapıdağ Yarımadası, Gelibolu kıyılarında etkili oldukları saptanmıştır (Altınok and Ersoy, 2000b). Marmara Denizi'nde oluşmuş, kaynakların elverdiği ölçüde bilgilendiğimiz tsunamilerin bazıları şunlardır.

120/128 Kapıdağ Yarımadası, İznik ve İzmit'te etkili olan deprem Kapıdağ Yarımadası'nda tsunami yaratmıştır (Guidoboni et al. ,1994)

15.08.553 İstanbul ve İzmit körfezinde etkili olmuştur ( Soysal ve diğ., 1981 ; Soysal; 1985). Soysal (1985)'e göre deniz 2000 m ilerlemiştir.

14.12.557 İstanbul ve İzmit Körfezinde etkili olmuştur (Ambraseys;1960; Soysal ve diğ. , 1981; Soysal ,1985). Soysal (1985)'e göre deniz 3000m ilerlemiştir.

14.10.1344 Marmara Denizi, İstanbul , Trakya kıyıları , Gelibolu'da etkili olmuştur.(Heck, 1947; Ambraseys,1960; Ambraseys , 1962;Antonopoulos, 1978; Soysal ve diğ., 1981 Papadopoulos ve Chalkis, 1984; Soysal, 1985; Papazachos ve diğ., 1986) Deniz 2000 m ilerlemiştir (Ambraseys, 1962; Papadopoulos ve Chalkis, 1984).

10.09.1509 İstanbul'da oluşan deprem, İstanbul ve Marmara kıyılarında tsunami yaratmıştır ( Heck, 1947; Ambraseys , 1960; Ambraseys, 1962 Antonopoulos, 1978; Soysal ve diğ., 1981; Papadopoulos ve Chalkis, 1984; Soysal 1985; Papazachos ve diğ.,1986; Ambraseys ve Finkel, 1995). Deprem sırasında oluşan dalgalar İstanbul surlarını aşmıştır. Depremin büyüklüğü 8.0 civarında, oluşan dalganın tırmanma yüksekliği 6.0 m den fazladır. (Öztin ve Bayülke, 1991). İstanbul ve Galata surlarını aşan dalgalar şehrin sokaklarında ilerlemiştir.(Orgun, 1941)

05.04.1646 İstanbul'da etkili olmuştur ( Heck, 1947; Ambraseys, 1962; Antonopoulos, 1978; Soysal ve diğ., 1981; Papadopoulos ve Chalkis , 1984; Soysal , 1985; Papazachos ve diğ.,1986). Soysal, (1985)'e göre 05.04. 1641 de olan bu tsunami ile 136 gemi harap olmuştur.

22.05.1766 Depremle birlikte tsunami de olmuştur (Ambrasey, 1962; Antonopoulos, 1978; Papadopoulos ve Chalkis, 1984; Shebalin ve diğ., 1974; Soysal ve diğ., 1981; Soysal, 1985). Oluşan tsunami İstanbul Boğazı kıyılarında ve Mudanya Körfezinde zarara neden olmuştur ( Ambrasyes ve Finkel, 1995 )

10.07.1894 Depremle birlikte tsunami İstanbul'da etkili olmuştur ( Ambraseys, 1962; Antonopoulos, 1978; Soysal ve diğ., 1981; Papadopoulos ve Chalkis, 1984; Papazachos ve diğ.,1986; Kuran ve Yalçıner, 1993; Öztin, 1994). Eginitis (1984)'e göre bazı yerlerde deniz 50m kadar çekilmiş ve geri dönmüş fakat sahil sınırı değişmemiştir. Mihailovic ( 1927)'e göre ise, deniz suyu kabarmış ve 200m sahile taşmıştır. Prens Adaları civarında ve Büyükçekmece'den Kartal'a kadar olan alanda tsunami gözlenmiştir. Depremin büyüklüğü 7 den küçük, dalganın tırmanma yüksekliği 6.0m den azdır (Öztin ve Bayülke, 1991). Karaköy ve Azapkapı köprüleri bile sular altında kalmıştır ( Batur, 1994).

18.09.1963 Dış merkezi denizde olan Çınarcık, Yalova civarında etkili olan bu depremde deniz kaynar hale gelmiştir. Depremin büyüklüğü 6.1 dir. Depremden sonra Mudanya Körfezinde doğu- batı doğrultusunda sahil şeridinde deniz dibi kabuklarına rastlanmıştır. Bandırma'da deniz dalgaları 1m kadar yükselerek kıyı duvarlarını aşmıştır. ( Özçiçek , 1996-1997).Oluşan dalgalar fazla büyük değildir (Akşam Gazetesi, 1963)

17.08.1999 İzmit Körfezi Tsunamisi

17 Ağustos 1999 de oluşan Mw = 7.4 büyüklüğünde h = 15-17km odak derinliğindeki Kocaeli Depremi İzmit Körfezinde tsunami yaratmıştır. 35 gözlem yerinde yapılan araştırmada tsunami bulgularına ulaşılmıştır. Bu bulgulara göre; İzmit Körfezinin her iki kıyısında deniz önce çekilmiştir. Kuzey kısımda dalganın kıyıdaki tırmanma yüksekliği ( runup ) 1m den 2.5m nin üzerine kadar ulaşmış, güney kısımda Kavaklı Seymen arasındaki kıyının dışında Kılıç Deltasına kadar olan şeritte 1m den 2.5m ye kadar değişen tırmanma yükseklikleri saptanmıştır. Değirmendere'de dalga yüksekliğinin 10m nin üzerine ulaştığı belirlenmiştir. Yalova'ya doğru tsunami bulguları kaybolmaktadır. Oluşan tsunaminin periyodu 1 dakikadan daha azdır(Yalçıner ve diğ., 1999). Bu depremle en az 125km uzunlukta ve ortalama 2.7m lik sağ yanal doğrultu atılımlı faylanmanın oluştuğu bilinmektedir. Yapılan saha çalışmalarında 3.2km uzunlukta K60B doğrultusunda doğrultu atım bileşenli oblik normal faylanma gösteren Kavaklı Fayı ve 200m uzunlukta K80B doğrultusunda doğrultu atım bileşenli normal faylanma gösteren Kiler Burnu fayı izlenmiştir. ( Altınok ve diğ., 1999)

İzmit Körfezinde kıyı ötesi yapılan sığ sismik yansıma çalışmalarında Kocaeli Depreminde kırılarak İzmit Körfezini gevşeyen büklümlerle kateden doğrultu atımlı faya bağlı olarak gelişen normal faylanmaların varlığı da saptanmıştır. (Alpar ve diğ., 1999; Şengör ve diğ., 1999; Alpar ve Yaltırak, 2000)

Kavaklı- Seymen arasındaki kıyı alanının bir kısmının denize göçmesi ve denizin bu bölgede ilerlemesinin nedeni 2-2.5m lik düşey atım gösteren Kavaklı Fayının varlığı olarak gözükmektedir. Kirazlıyalı, Değirmendere, Halıdere, Ulaşlı ve Karamürsel'de oluşan kıyı heyelanları özellikle güney kıyıda dalganın tırmanma yüksekliklerinin saptanmasında sorunlar yaratmakla beraber oluşan tsunaminin güney kıyıya yakın bir yerde geliştiği bulgular arasındadır (Altınok ve diğ., 2000a).

Kocaeli Depremi ile İzmit Körfezinde gelişen tsunami küçük bir tsunamidir kıyılarda da yoğun bir hasar yapmamıştır (Yalçıner ve diğ., 2000)

Marmara'da tsunami olabilirliği ve etkileri, son İzmit Körfezi tsunamisi bilgilerinin rehberliğinde tarihsel tsunamilerle ilgili bilgilerin geliştirilmesi, kıyılarda tsunami izlerinin araştırılması ve bu bilgilerden yararlanarak modelleme çalışmalarının yapılması ile daha güvenilir duruma getirilebilecektir.

Halitpaşa Caddesi Durak Sokak No : 9 / 2 EYÜP / İSTANBUL
Tel: 0212 563 19 93 - Fax: 0 212 418 68 72
E-mail: info@atayapidenetimi.com.tr
2008 Ata2Yapı.